29 Haziran 2012

Kulağıma taktım çataliğne...

Çok da yeni sayılmayan ve ünlülerin pek tuttuğu bir trend daha buldum sayın seyirciler...çataliğneden küpeler.....
 link 
Çataliğne dediysek öyle dandik metalden değil tabi ki, takı tasarımcıları ve üreticiler elmaslarla altınlarla bildiğimiz çataliğne formasyonunda küpeler yapmışlar.

 link
Tabi bunların gotik tarzda olanları bana göre daha hoş ve ironik. Rock ve pop söyleyen şarkıcı ablalar pek tutmuş olmalı bu trendi...

Misal onun tarzına çok uygun

Bu biraz değişik bir yorum, kulak memesine patiska muamelesine girmiş :)


  link
Aslında "kendin yap" ve "atmayın dönüştürün" projeleri için de ideal bir malzeme olabilir, tak boncukları çataliğneye bir ucuna da küpe askısı oldu bitti...hem görüntü hem de fikir olarak süper ev ve el yapımı küpeler.

24 Haziran 2012

Modada deniz dalgaları


Geçen seneden bu yaza ilkbahar-yaz modasında en çok denizci stili ile karşılaştık. Özellikle mavi-beyaz enine çizgili tunikler pek çok göründü etrafta. Yza doğru serin serin denizi anımsatmasıyla hoş bir trend. Baharda ceketlerle, yazın ise şortlarla rahatlıkla kombinlenebilecek bir üst. Bir de çapa figürü denizci temasını tamamlıyor. Benim de çok hoşuma giden bu tarzı inceleyelim bakalım....





Ünlülerde bolca görüyoruz. En çok üstteki resimde Taylor hanımefendinin kombinini beğendim. Saçındaki sarı bant ile çok sevimli duruyor.

Audrey Tautou "Coco Chanel" filminde

Araştırmalarıma göre ilk kez 1917 yılında modanın kraliçesi Coco Chanel tanıştırmış bu üstü hanımlara. Zaten yukarıdaki resimde filminden bir kare. O günden beri çok tutulmuş, eskimeyen bir moda olmuş.



Aslında yatay çizgili bir şey giymek biraz çekinilesi bir şey. Malum hep söylenir enine çizgili şişman gösterir. Dikey çizgiler ise zayıf. Tabiki ünlü ablalarımızın kilo dertleri olmadığından sebep rahatlıkla her çeşidini giyiyorlar...
Denizci teması tabiki sadece kıyafetlerde kalmadı, nail art tabir edilen bir sanat çeşidi (!) tırnak boya badana işlerinde de bu temayı görüyoruz....

ve ayakkabılar.....


ve aksesuarlar....

21 Haziran 2012

"oh be" derdirten icatlar vol.1


Gün geçmiyor ki, modern hayatın tüketim çılgınlığı bizi süregelen ihtiyaçlara zerk etmesin efendim. Bugun burada, artık normalleşen günlük ihtiyaçlarımızın bizi nasıl yeni ihtiyaçlara yönlendirdiğini konuşacağız....diye bir giriş yapmak isterdim ancak konu başlığımızla tezat olacak.

Şimdi efenim, malum modern şehir hayatı çok zor. Bu karmaşanın, hayhuyun içinde bize günlük yaşamımızı zul kılan bazı meseleler var. Canım teknoloji ve innovasyon bizleri düşünmüş bazı zorlukları yine bizler için kolay hale getirmiş. İlerleyen günlerde de bu posta eklemeler yapmakla birlikte bu konuyu detaylandırıp genişleteceğimizi saygılarımla arz ederim. Şimdilik başlayalım bakalım...




Evet seyirciler artık her bayanın evinde bulunan kibarcası ile çamaşır, kabacası ile sutyen yıkama topu budur. Eskiden kalıplı şeklinin bozulmasından dolayı öyle hoyratçasına makineye atıp yıkayamadığımız, sırf bu yüzden dakikalarca uğraşarak elde yıkadığımız çamaşırlarımızı teknoloji sayesinde hiç zarar görmeden makinede yıkayabiliyoruz. işte oh be diye buna derler değil mi?



Gelelim benim de yeni keşfettiğim topuk koruyucu pedlere. Bu nane öyle kıymetli bir nane ki, yeni alınan ve bütün hıncını vurmak surtetiyle topuktan çıkaran sevimli ama bir o kadar hain ayakkabının hakkından geliyor. İki topuğum birden kanlar içinde kaldıktan sonra bilinen bir ayakkabıcıdan aldığım ve ayakkabılarımla barışmamı sağlayan bu icat, ayakkabının içine yapıştırılan yumuşak bir deri parçasından ibarettir. Büyük ayakkabı mağazalarının birçoğunda satılmaktadır. Yapıştıktan sonra sökülmüyor, ona göre üst resimde görüldüğü gibi dzgünce yapıştırılmalı ve giymeden bir süre bekletilmeli. zamanla yapışkanı kendini atınca da bildiğimiz derby ile çıkan yerler geri yapıştırılmalıymış.

Bu ürün de ayakkabının içine fekat ayakucuna yerleştirilerek gerekse yarım numara küçültme gerekse de ayağı yumuşak dokusuyla rahatlatma işlevi gören bir nanedir efendim. Bilindiği gibi platform ayakkabılar rahattır, ancak ayakkabı platformlu değilse, biraz büyük numarasını alıp bununla birlikte kullanmak akıllıca olur.



Evet bu ürün de değişik bir ürün. Yazın terleyen koltukaltlarının kıyafete bıraktığı ıslak ve çirkin görüntüden kurtulmak için icat edilmiş. Bu pedleri kıyafetin koltukaltına yapıştırıyorsunuz, siz terledikçe o teri emerek kıyafetinize geçirmiyor. Bu sıkıntıdan dolayı muzdarip olan bayan çoktur sanırım. Terlemeyi kimyasal yollarla (krem vs gibi saçmalıklarla) engelleyerek metabolizmanın asabını bozmak yerine bu daha makul bir çözüm olabilir. Denemekte fayda var, siz ne dersiniz?



11 Haziran 2012

çekmece içi düzenleyicileri


Keşfettiğim andan itibaren "bu niye daha önce aklıma gelmedi" diye hayıflandığım bir zeka ürünüdür bu çekmece içi düzenleme olayı. Zira oldukça da yaygın bir kullanım alanı var dirlik düzen düşkünü hanımlar arasında. Geçenlerde internetten aldığım çin işi japon işi bir nesne idi benim için eve getirip de çekmecede yanardağ kıvamında birikmiş kolyelerimi gözlerine yerleştirip de oluşan görüntüyü görene kadar. Meğer ne kadar faydalı bir zımbırtı imiş. İstedeğim kolyeyi diğerlerinden ayırabilmek için gordion'un düğümü gibi birbirine dolanmış ipleri zincirleri ayırana kadar ömrüm dirhem dirhem kısalıyordu valla...
 

Maksat düzenlilik olunca gidip bu iş için kullanılabilecek karton ya da plastik düzlemler edinmenin haricinde kullanılmayan tabakları, boş kutuları bile çekmecenin içine koyup sınıf sınıf malzemeleri istiflemek mümkün. Muhteşem bir "atmayın dönüştürün" kampanyası abidesi olabilir....

İş yerleri ve ofislerde de kullanım alanı çok


Benim satın aldığım üstteki resimdekinin aynısı. Bir milyoncularda da bolca var, internette ıvır zıvır kategorisinde de satılmakta. Ama dediğim gibi para vermeye hiç gerek yok, olay zaten çekmecenin içine göz yaratmakta. Aslında yeni üretilen tuvalet masaları ya da gardrop içi çekmeceleri böyle göz göz yapılıyor, ama yeni mobilya almıyorsanız bunlara ihtiyacınız olacaktır. Çok faydalı gerçekten.


Üstteki görselde bir DIY olayı var. Almış kolinin kenarlarından kesmiş çekmecenin içine düzgünce yerleştirmiş, zemine de desenli yapışkan kağıt yağıştırmış, oh miss...


7 Haziran 2012

kurukafa baskılar


Efendime söyleyim....son dönemin (kelebek ve kuşlardan sonra tabi) en güzide baskı malzemesi kurukafalar olmuş durumdadır. Bizler lisedeyken o zamanki tabirle "metalci" şimdiki tabir ile "gotik" kızlar takılırdı kurukafa baskılı simsiyah tişörtlere. Lakin kurukafa artık korku ve isyan timsali değil, basit bir desen nesnesi olmuş durumda hatta gayet de moda...

 link

Uzak doğunun sıfır beden moda bloggerlarından tutun da ünlü şarkıcılara kadar tezahürün de tezahüründe....

Kırmızı kemer masmavi ayakkabı ile falan ne kadar da sevimli....




Gelgelelim asıl bombayı tasarımlarına herkeşler taptığı Alexander abimiz patlatmış. Birkaç yıl önce zaten pek sevdiği kurukafa baskısını eşarplara uygulamış. Bütün ünlüler baharı böyle geçirdi, rengarenk...




2 Haziran 2012

mikro trend : metal bilezikler


Son zamanlarda (her ne kadar kullanımının zor olduğunu düşünsem de) bilezikler ilgili çekmeye başladı. Özellikle tek renk (mümkünse gümüş ya da bakır rengi) desensiz işlemesiz düz ve kalın metalik bilezikler çok hoş görünüyor gözüme. Malum kışın uzun kollu kıyafetlerimiz ile bileklik, bilezik gibi kolları süsleyen aksesuarların kullanılamamasından mütevellit benim de yaz gelir gelmez yaptığım ilk iş bileğime bir şeyler takıştırmak oluyor. Eskiden deri ipler dolardık renkli renkli (bir dönem trendlerin tavanındaydı) şimdilerde ise şangır şungur metal bilezikler görüyoruz kollarda. Ben de eksik kalmadım, aldığım bir kıyafetle uyumlu olacağını düşündüğüm bakır rengi bileziklerin peşine düştüm. Aşağıda hoşuma giden birkaç görseli de sizin için buraya biriktirdim. Bakalım...




 link
Kim kardeşimizyan çok abartmış ama olsun....

Bunların pahalı taşlardan yapılanları mücevher sayılıyor tabi...öyle metal deyip geçemeyiz...




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...