25 Şubat 2013

Macaron'a doyamayanlar için gelsin...


Macarona hasta biri olarak macaronlu objelere de ayrı bir hasta oldum. Bunlardan herhangi bir yerde gören duyan varsa bana haber versin. Yok yok haber vermesin direk alsın göndersin. Neyse veririz canım bedeli...


Allahım ya utanmadan yüzüğünü bile yapmışlar. Aklıma geldikçe bile dudağımın kenarından sızan salyaları tutamazken ben bunları nasıl takarım boynuma, kulağıma falan. Kemiririm herhade sürekli....



Şunların sevimliliğine bakar mısınız? El emeği bir de...




Iphone olmayan bilmez tabi bu küçük, kulaklık deliklerini kapatma aksesuarlarını...Gerçi benim de yok ama bu zımbırtılar acayip moda oldu oradan biliyorum... :D



 İşte bu benim favorim....mutfak önlüğü...



Küpelere bak....içim gitti resmen



24 Şubat 2013

Gazetelik, Dergilik


Evde gazeteleri dergileri nereye koyuyorsunuz? Millet neler yapıyor bir göz atalım bakalım beraber...


Duvara asacağınız bir yöntem kullanmak en yaygın olanı sanırım. Bir de yere koyulanlar var tabii. 


Çok sık uygulanan bir tasarım olarak dergileri ve gazeteleri yatay uzun çubuklara çamaşır gibi asmak var.


Bu metal kedili olan en çok beğendiğim dergilik oldu. Metal olması dolayısıyla hem modern bir havası var hem de kedi figürü ev dekorasyonu için çok güzel. Eskiden annelerimizin tahtadan yapılmış, vernikli  filan gazetelikleri vardı hatırlarsınız. O kadar klasik tasarımlar bana çok ağır geliyor valla...biraz modernite canım...


Bakınız...üstüne "news" yazmasa anlamazdık zaten ne olduğunu... :D



Bu da çok güzelmiş. Bilgiye sarılmak....

 

Bu tasarımları bekleme salonları için hayal ettim...evden çok iş yerlerine uygun gibi...




Bu da çok hoş bir tasarım....yaratıcısını tebrik ederim.





Benim evimdeki de bundan. Kırmızı değil ben beyaz tercih ettim, gayet başarılı. Sanırım ikea'dan almıştım.


Henüz gazetelik dergilik kullanmıyorsanız ve ne yapabilirim diye düşünüyorsanız, umarım bu resimler size ilham verir...Başka  fikriniz varsa da paylaşın da biz de nasiplenelim.. :D


20 Şubat 2013

Eski kumaşlardan tablo yapmak :)


Eski kumaşlardan ne yapılabileceğini paylaştığım ve paralel erende top yapan şu postu bilenler hatırlayacak. Şimdi tesadüfen keşfettiğim ve bayıldığım bir fikri daha paylaşıyorum. Eski kumaşları kesip parçalayıp yuvarlayıp tablo yapmak !


Eski kıyafetler, kullanılmayan eşarp ve şallar, dikiş artıkları, eski çoraplar ne bileyim hediye paketlerinin gelen kurdelaları vs vs vs....atmayın hiçbir parçayı atmayın. Elbet bir gün bir fikir gelir, bak mesela bunu okuduğun için artık bir fikrin var atmadıklarını ne yapacağına dair....


Yapan yapmış bak....becerikli hatun kişiler kumaşları kıvırıp kıvırıp birleştirmiş tablo yapmış. Şimdi ben nasıl çiçek yapacağım dersen bin bir türlü yolu var. O kadar düşünmüş kafaya koymuşsun internette birazcık dolan tekniklerini bulabilirsin.



Çiçek şeklinde kestiğin parçaları birbirine dikebilirsin, ya da şeritler kesip kıvırabilirsin, ortasına düğme ya da boncuk tutturursun....artık hayal gücüne kalmış. Üstelik illa tablo yapılacak diye de bir şey yok, aksesuar, süs eşyası, vazo için çiçek hatta hatta gelin çiçeği bile yapanlar gördüm.



Şimdiden sana kolay gelsin, artık kumaşlarım çoğalsın ben de deneyeceğim....

kaynak: www.etsy.com


16 Şubat 2013

Evde ya da ofiste çalışma masası dekorasyonu


Çalışan insanlar en az günde sekiz saat iş yerindeki insanlarla ve eşyalarla muhattap. Çoğu zaman evimizden çok ofiste, ailemizden çok iş arkadaşlarımızla vakit geçiriyoruz. Haliyle ofis de en az ev kadar değerli. Ne kadar güzel ve iç açıcı olursa orada bulunmak külfet olmaktan kurtulabilir. İş hayatı yeterince stresliyken ortamın renklerinden birazcık gözlerimiz şenlense hoş olmaz mı yani? 

Ya da çalışmıyor ve evdeysek, evde bir çalışma köşesi olsa böyle renkli canlı cicili bicili çok süper olmaz mı? bence olur. O halde gelin bakalım beraber çalışma alanlarını nasıl şenlendirebiliriz?


Benim bu görsellere bakarken ilk anladığım şey şu oldu; en önemli dekorasyon objesi bir pano. Pano, çalışma alanının olmazsa olmazı. Hem işlevsel açıdan hem dekorasyon boyutu açısından lazım.




İkinci husus şudur; evde çalışma masası kullanıyorsa mümkünse pencere kenarı olmalı. Gerçi pencereden gelen ışısın göze doğru olması tavsiye edilen bir şey değil, o yüzden ışığın açısını hesaplayarak bir yerleşim planı yapılmalı.


Üçüncü husus; mümkün olduğu kadar çekmece ve dolap olmalı etrafta. Abuk subuk zımbırtıların ortalıkta olmaması ve aradığını bulabilmek için çekmeceler ve kapalı dolaplar şart. 


Dört; ve bence en önemlisi, masaüstü yeşil bitkiler...en yapay ortamlarda bile insana doğayı hatırlatan bir şeyler olmalı. O kadar yapay malzemenin içinde canlı kanlı bir şeyler....


Beşincisi; masanın bir duvar önüne yerleştirilmesi söz konusuysa, o duvara farklı renklerde bir duvar kağıdı uygulaması (ya da farklı renkte boya) yapılarak evin diğer alanlarından ayrılması sağlanabilir. Böylece hem evin genel dekorasyonundan ayrılmış bir alan yaratılmış olur, hem o köşenin başka amaçlarla dizayn edildiği anlaşılmış olur.


Altı; masanın üstüne koymak için dekoratif objeler....tabi bunun sonu yok saymayacağım herkesin kendi zevkine kalmış...bakalım buradaki resimlerden ne ilhamlar alabiliriz....







14 Şubat 2013

Sevgililer günü şeysi


Sevgililer günü ile aram yoktur, inanmam kutlamam lakin, hatırlanmak ve önemsenmek istiyor insanoğlu. Macaron çok severim, her fırsatta inlerdim alalım diye. Hep dalga geçerlerdi, git beze var onu ye diye. Sağolsun canım kocam bunu hatırlamış ve bugün için sürpriz yapıp bana bir kutu macaron getirmiş, Birbirinden nefis görünen bu macaronların tadının nasıl olduğunu hayal bile edemezsiniz. Şimdi sevgili kocacım, burdan sana bir cevap veriyorum evet sırf sen seviyosun diye ben de artık tadelle'yi seviyorum...

12 Şubat 2013

sarı renkten gözfarı olur mu?


Olur..olurmuş yani. Hele de renkli gözlüysen bal gibi de olurmuş. Bana böyle iddialı bir renk kullanmak biraz abartı gibi gelmişti. Birkaç kez rastlayınca o kadar da fena olmadığını farkettim ama tabi abanmamak şartıyla. Hafif bir aydınlık vermek için hoş bir seçim. Ama dikkat edin patlamasın. Sarı farı patlatanları görmek istersen in aşağılara aşağılara....






Bunlar başarılı örnekler... aşağıda da ünlüler...




Bakalım bir de yüzüne gözüne bulaştırıp tamamen saçmalayanlara;




Hani bir yerin morarır da sonra iyileşirken mor sarıya yeşile döner, onun gibi olmamış mı? Hastalıklı gibi tövbe estağfurullah...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...