8 Temmuz 2013

Ev parfümü meselesi vol.2


Bu ev parfümü meselesine takık olduğumu biliyorsunuz. Daha önce burada bir post yapmıştım. Şimdi yeni ve farklı ürünler buldum. Zaten yurtiçi/yurtdışı her bulduğum markette gidip ev için parfüm olarak neler var diye bakıyorum her seferinde. Ve ne hikmetse de özellikle yurtdışında değişik bir şeyler buluyorum valla... :D


İlk ürün zara home'da da var ama daha pahalı. Sıvı şekilde cam bir şişenin içerisinde, içine bıraktığınız bambu çubuklardan koku yayılıyor. Pek bereketli ve oldukça da çok kokutuyor. O bambu çubuklar sürekli sırılsıklam bir halde öyle diyim. Ben zara home'da çok pahalı bulduğum için almamıştım. Ama şans eseri Zagreb'de aynısından bulunca yapıştım. Frosch marka bir ürün ve "vase" adı ile satılıyor. Buradan bakabilirsiniz. Çok çeşitleri var, bendeki vanilyalı. Şu anda bunu kullanıyorum evimde.


Bu arada açmaya çalışırken mantar kapağını içine düşürdüm öyle de kaldı tabi ki ...


Bu ürünü de aynı şekilde Zagreb'de buldum. Burada da var mı bilmiyorum. Satıcı genellikle tuvalet ve banyoda kullanıldığını söyledi. İki ürün aldım biri portakallı diğeri de okaliptus ve limonlu imiş. Bunun olayı şu ki; içinde jel şeklinde koku yayan toplar var. Ambalajını açıp bir kuytuya koyuyorsun, zamanla topçuklar buharlaşıyor ve mekanı güzel kokulara buluyorlar. Henüz kullanmadım ama fikri sevdim. Bereketli midir bilmiyorum ama sanmıyorum da.




Bu ürünü de Bulgaristan'da buldum. Jel toplar ile aynı çalışma sistemine sahip. 


Jöle kıvamında bir madde var içerisinde. Kapağını ayarlamak mümkün, kapağı çok kaldırırsan çok koku az kaldırırsan az koku yani. Bendeki yeşil çaylı ama bu üründe de bir sürü çeşit vardı. Bereketli olduklarını sanmıyorum. Biraz ucuzlar zira. Bunu da henüz denemedim. Ama kokusu oldukça iyi. 

Gelelim Bulgaristan tatilimize. Bu sene de tatil için Karadeniz kıyılarına uğrayalım dedik. Oralar vallahi kemer, alanya veya didim gibi. Sadece Haziran çok da sıcak olmuyormuş. Biraz üşüdük. Halbuki geçen sene Temmuzda gayet iyiydi. Buna rağmen çok kalabalıktı. Kuzey Avrupa ülkelerinin tüm gençliği oralarda takılıyor desem yalan olmaz :D

Bir iki kare hatıra olarak kalsın burada. Hadi bakalım.



Amca resmen bana poz verdi. Mecbur bahşişi de aldı :D


Tost isteyince bunu getiriyorlar :)


Nessebar. UNESCO'nun dünya mirası listesinde.


Gün batarken iskele....



Dönüş yolunda...

2 yorum:

  1. Top şeklindeki kokulardan bir yakınım kullanmıştı. İnsanın o yumuşacık topları sürekli sıkası geliyor:) Ne kadar süre kullandı hatırlamıyorum ama ne yazık ki...
    Bir de bu maddeler koklarken çok hoş oluyor ama içerisindeki uçucu maddeler yüzünden akciğerlere nasıl bir etkisi vardır o kısmı tekrar değerlendirmek lazım diye düşünüyorum. Naçizane bir arkadaş tavsiyesi olarak yorumlayınız:)

    YanıtlaSil
  2. evet o kısmı benim de kafamı kurcalıyor açıkçası. Ne kadar sağlıklı? Boyalı kokulu şeylerin (kozmetik mesela) sağlığa yararlı olmadıkları kesin :) yazın kapı pencere hep açık diye kendimi kandırıyorum biraz ama en azından kışın bu takıntıdan kurtulmam lazım biliyorum. Teşekkürler yorum için...

    YanıtlaSil

Bu lafın altında mı kalacaksın ? aaaa :D

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...