28 Eylül 2013

Salam gızlar necesiiz??


İnternet dünyası büyüdü kocaman oldu. Bu dünyada youtube da büyüüüü....kçe bir yer kaplıyor. Bir şeye bakmak için girip, saatlerce ordan oraya atlayarak milyon tane video izleyip çıkamamışlığınız vardır. Yakın zamanda kendi kendime yapabileceğim saç modellerini araştırırken bu ablaların kanalına takıldım kaldım.


Bu ablalar (soldaki Mimi, sağdaki Leyla) Azeri iki kız kardeş. Uzun yıllardır Kanada'da yaşıyorlarmış. Bu saç meselesinde ciddi anlamda profesyonelleşmişler. İkisi de birbirinden becerikli ve videolarında nasıl yaptıklarını anlatıyorlar. Ne kadar becerikli olduklarını görmek için izlemeniz lazım. "Saçımın arkasını göremiyorum o yüzden yapamıyorum" diye birşey yokmuş. 

En beğendiğim faydalandığım birkaç videoyu paylaşmak istedim. Ancak youtube'daki kanalları çok geniş. Sürekli çekim yapıyorlar ve hatta işin ticari boyutu da var. Saç satıyorlar sitelerinde. İngilizceleri çok akıcı, kolay anlaşılıyor. Zaten anlamasak da sadece hareketleri takip etmek nasıl yaptığını anlamak için yeterli oluyor :)

Düz fön;



Doğal kıvırcık;

Uçları dalgalı;


Dağınık topuz;



Daha fazlası için youtube'daki kanallarına bakabilirsiniz. Ayrıca her ikisi de aynı zamanda vlogger.
Ben gidiyim de kollarımı geriye dolandırma egzersizleri yapıyım bari ... :) hadi görüşürüz...





23 Eylül 2013

İtalyan ateşi : Antonio Marras


Bana göre moda üçe ayrılır.
Bir; normal insanların giyebileceği tasarımlar
İki; sadece çok zengin ve ünlülerin giyebileceği tasarımlar ve
üç; hiç kimsenin giymeyeceği sadece sanatçıların hayal dünyasını pırtlattığı abidik gubidik tasarımlar.

Sondan başlayalım. Üçüncüyü düşününce eminim herkesin gözünde bir şeyler canlanmıştır. Gösterişli defileleler, olmayacak saçlar makyajlar, abartılı ve anlamsız üst üste kumaş parçaları ve yahut da çıplaklık...Normal şartlar altında sokakta görseniz "soytarı be bu" diyeceğiniz görünüşlü mankenler....Bu kısım işin sanat, yaratıcılık ve hayal gücü kısmı. Hiç kimsenin günlük yaşamı ile alakası yok. 

İkinci gruptakiler ise ünlü markaların ve çok çok ünlü tasarımcıların, biz fakirlerin ağzının suyunu akıta akıta baktığı ve multi milyoner olmadıkça da salyayı bir peçeteye silmekle yetineceği cinsten olanlar. Bir D&G'ler, Chanel!ler, Versace'ler, Prada'lar vs vs...

İlk kategori ise satın almak mümkün olan ve biz normal insanların da acık boğaztan kesip alabileceği şeyler. Hemen hemen her gün sokakta bayanların üstünde görebileceğimiz, mağazaya gittiğimizde satışı olan, "trend" tabir ettiğimiz kıyafetler, ayakkabılar, çantalar aksesuarlar vs...

Yani bir de nereye koyacağımı bilemediğim, kendimce pek beğendiğim, her ne kadar fiyatlar uçuk olsa da çoğunun (hepsi değil yine haaaa...) giyilebilitesi olan, tarz sahibi kıyafetler tasarlayan modacılar da var, yok değil. 



Mesela İtalyan ateşi Antonio Marras. Bu İtalyanların her bir şeyini de pek seviyorum zaar. Biraz bakalım mı? beğendiklerimi biraz seçtim.













Ben bunların hepsini gönül rahatlığıyla giyerdim misal. Ama güzel değil mi? :)

14 Eylül 2013

İnstagram günlükleri vol.2


Yaşlandığımı hatırlatan bir resim bu. 4 yıl öncesine ait. O zaman evli bile değildik. 
Vay be dedirtenlerden. Hayat 25'ten sonra çok hızlı değil mi?

Çekik gözlü kardeşlerimizin diyarlarından 1 Dolar'a free shipping ile gelen iphone hedeleri...
Bir arkadaşımın sürekli "telefonunun üstünde bir kedi ölmüş!" şeklindeki dalga geçmelerini ciddiye almıyorum :) kedinin uyuduğunu iddia etmeye devam ediyorum.


Hiç susmayan (muhtemelen 2 yaş depresyonuna girmiş) servis teyzesinin bebesi...
çok konuşuyor. Halbuki servis dediğin uyumak ya da kulaklıkla müzik dinlemek için icat edilmişti bana göre...


Kiretmit rengi ojelerin tanıtımı olacaktı bu kare....öyle ummuştumdu :)


Kavanozda fesleğenli çilekli limonata... yazın son demlerinde sepserindi, son kez içildi...


Bu kitap beni harap etti... sanki sayfa sınırı koyulmuş gibi yazarın, hikayeyi sonuna doğru apar topar bitirmesi bile beni kitaba bayılmaktan alıkoyamadı. Bir de çok duygusal bir anımda okudum ki, etkisi biraz daha ağır oldu desem yalan olmaz hani...tavsiye olunur.


Ersin Karabulut.... Sandık İçi.... bu kareyi kesip ofiste duvarıma astım. Bana enerji veriyor. 
Yüzündeki mutluluğu çok güzel çizmiş kerata.


Bu şarkı da yeni takıntım. Bir yıldız Tilbe coverı. Yıldız da güzel söylemişti vesselam şarkı güzel.
"her zerrem sende çarpıyor, her ayrıntım sayıklıyor, sukunetim deliliğimden...."

Instagramda takip etmek isterseniz :
@gburcusenturk

10 Eylül 2013

Flatform pabuçlar


Bu senenin ayakkabı trendlerinden biri de kalın platform topuklu spor ayakkabılar. Nam-ı diğer "flatform" dedikleri nane. Yani hem düz taban ve hem de platform yüksekliği olan sneakerlar.





Bu yılın başlarında dolgu topuklu bu spor botlar çok moda olmuştu hatırlarsınız. Bu trendin bir türevi olduğunu düşünüyorum bu flatformların da. Zira boyu uzun göstermekten başka bir işlevi olduğunu sanmıyorum.




Taban çok kalın olduğu için yumuşak bir malzemeden yapılmadıysa hiç esnemeyeceği için yürümeyi biraz zorlaştırabilir.



İşte bu modeller de "conakers". Yani converse'in flatform sneakerları. İnanılmaz trend olmuş durumda. Bir aralar Türkiye'de yokmuş ve millet çılgınlar gibi nereden alabileceğinin derdine düşmüş. Neyse ki şimdi gelmiş Türkiye'ye de biraz rahatlamış insancıklar :)





Converse'in hükmü hiçbir tarih döneminde yenilebilemez (!) elbette biliyoruz. Flatform tarzdaki bu yeni ayakkabılarına da "converse" ile "sneakers" isimlerini birleştirerek elde ettiğini tahmin ettiğim Conakers adını vererek trendi kovalamış anlaşılan. Öyle ki tutmuş da görünüyor zira bütün kızların ayağında var :)



Bunlar da erkek versiyonları. 
Şöyle uzaktan bakınca ilginç olmasından kaynaklanan bir çekiciliği var aslında ama sanki sadece boy uzatmak için böyleyim ben diye de bağırmıyor değil hani ?:)!
Hayırlısı....moda işte bu hikmetinden sual olunmaz ki .... bakalım daha ne acayiplikler bizi bekler...

Görseller : tumblr 







4 Eylül 2013

En ilginç evler !


Dünyanın en ilginç evlerini merak eder miydiniz? İnsanın hayal gücünün, yaratıcılığının sınırı yok elbet. Hadi gelin beraber bir bakalım neleri nasıl ev yapmışlar :)

Mesela eski kiliseden bir ev var karşımızda... 


Vitraylar mükemmel olmuş değil mi? Vallahi yasal mı kim nasıl izin vermiş kim yapmış nasıl yapmış hiiiiçççç umrumda değil zira vitraylara bittim ben :)


Kaykay seven bir abimiz evine kaykay pisti yaptırmış, çok eğleniyor olmalı :)



Çakmaktaşları hatırlayan var mı? Aha işte size Fred Çakmaktaş'ın evi !



Japonlar her zamanki gibi marjinal, şeffaf ev yapmışlar. Bu evde gizli saklı yok !



Burada da eski bir kule ev olmuş. Yukarı çıkmak için her gün baya bir ter döküyor olmalılar....



Heeyyy.... bu ev çok eğlenceli. Kaydıraklı ev!


Evin sıpası çok şanslı....


Deniz kabuğu ev....çok romantik....



Hepsi ve daha fazlası için kaynak : demilked


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...