14 Eylül 2013

İnstagram günlükleri vol.2


Yaşlandığımı hatırlatan bir resim bu. 4 yıl öncesine ait. O zaman evli bile değildik. 
Vay be dedirtenlerden. Hayat 25'ten sonra çok hızlı değil mi?

Çekik gözlü kardeşlerimizin diyarlarından 1 Dolar'a free shipping ile gelen iphone hedeleri...
Bir arkadaşımın sürekli "telefonunun üstünde bir kedi ölmüş!" şeklindeki dalga geçmelerini ciddiye almıyorum :) kedinin uyuduğunu iddia etmeye devam ediyorum.


Hiç susmayan (muhtemelen 2 yaş depresyonuna girmiş) servis teyzesinin bebesi...
çok konuşuyor. Halbuki servis dediğin uyumak ya da kulaklıkla müzik dinlemek için icat edilmişti bana göre...


Kiretmit rengi ojelerin tanıtımı olacaktı bu kare....öyle ummuştumdu :)


Kavanozda fesleğenli çilekli limonata... yazın son demlerinde sepserindi, son kez içildi...


Bu kitap beni harap etti... sanki sayfa sınırı koyulmuş gibi yazarın, hikayeyi sonuna doğru apar topar bitirmesi bile beni kitaba bayılmaktan alıkoyamadı. Bir de çok duygusal bir anımda okudum ki, etkisi biraz daha ağır oldu desem yalan olmaz hani...tavsiye olunur.


Ersin Karabulut.... Sandık İçi.... bu kareyi kesip ofiste duvarıma astım. Bana enerji veriyor. 
Yüzündeki mutluluğu çok güzel çizmiş kerata.


Bu şarkı da yeni takıntım. Bir yıldız Tilbe coverı. Yıldız da güzel söylemişti vesselam şarkı güzel.
"her zerrem sende çarpıyor, her ayrıntım sayıklıyor, sukunetim deliliğimden...."

Instagramda takip etmek isterseniz :
@gburcusenturk

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu lafın altında mı kalacaksın ? aaaa :D

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...