31 Mart 2014

Google'dan gelen komikler :D


Bloguma gelen insanlar Google arama motoruna ne yazıyorlar biraz bakalım mı? hadi bakalım zira çok eğlenceliymiş.... :D


Birgün blogger 
Günlerden bir gün bloggerın biri ... :D muhtemelen blogumun adını hatırlayamamış bir arkadaş.

Butun topuk spor
Bütün topuk??? dolgu topuk mu demek istedi acaba :D peki bütün topukla spor nasıl yapıcaz? aaa olmaz ben yarım topukla dolgu spor yapıcam şslfıfıoefjk......
google'cığımın yönlendirdiği postum şu olsa gerek : topuklu spor ayakkabılar

Dağınık koca
Anlıyorum canım seni canım ya.... google dağınık koca yazarak bir çare aradın değil mi? ah gülüm ah kuzum, bende de var bir tane napıcaz? Acaba seni bana getiren bu post acılarını hafifletti mi ki; kravat kollekşın

Dibine su koyunca şişen çiçek 
O ney kiii??? amanın çiçek nasıl şişermiş ??? bu işine yaradı mı? çiçek sulama yöntemleri

Mont yelek nezaman giyilir
Ne zaman istersen giy gülüm. Ben ağustosta mont yelek filan giyiyorum mesela :) Denizin kenarında alnımın çatına güneş vurunca hemen giyerim montumu rahatlarım. Sen de temmuz ağustos gibi çıkar dolaptan montları giy canım benim. Ya da dur şu posta bir bak sen en iyisi ; şişme yelek

Opak çoraplı kız facebook
Anam sanırım çorap fetişli bir sapık bana böyle gelmiş. Opak çoraplarla iligi bu postumdaki bacaklara filan bakıp yanlış şeyler düşünmemiştir inşallah....ayyyy

Şişeden icatlar
Tövbe tövbe şişeden icat çıkarıyor şimdiki nesil canım... :D cam ve çiçekten dekorasyon fikri

Şimdilik benden bu kadar. Blogger olmanın en eğlenceli kısmı bunları görebiliyor olmak sanırım :D
Sizin bloglara nasıl gelmişler bakalım????


28 Mart 2014

Instagram günlükleri vol.3



Ankara'da cupcake verycupcake'de yenir arkadaşım. İki yerde şubeleri vardı, Tunalı Hilmi Caddesi ve Cepa AVM. Üçüncü şubelerini de bu yıl sevgilililer gününde Bahçeli 7. Caddede açtılar. Alternatifleri de denedim ama en iyisi bu. Tavsiye edilir.


Ofiste kadınlar günü. Ne alakası varsa her sene kadınlar gününde sendikalar kırmızı karanfil dağıtıyor bizlere. Biz de hepsini bir araya toplayıp suya koyuyoruz. Bir hafta sonra, çöp :(


Baharı atladık, doğrudan yaz geliyor. Havalar çok sıcak.


Desenli bantlarla (masking tape, yazısı burada) bir dekorasyon fikri daha. Benim gibi simetrik yeteneksizliğiniz varsa siz cetvellerden pergellerden filan yardım alın, aman diyim.



Bu eyfel kulesi fotoğrafları neden hep eğik çekilir diye düşünürdüm. Neden şov yapıyorlar ki, düzgünce çekseler ya derdim. Meğer adamlar haklıymış. Instagramın kare şeklindeki kadrajına düz olarak sığmıyor ki.... :)


Televizyonda bir program. Kadınlara kaç ayakkabınız var ve neden bu kadar çok seviyorsunuz diye soruyorlar. Sanki biraz dalga geçiyorlar gibi geldi ya... neyse. İyiniyetli bakmaya çalışıyorum. Benim de çok ayakkabım var ne var?


Polonezköy'den bir kare. Yeşil bir ovanın ortasında (evet ova! oldukça büyük bir yeşil düz alan yani, evet İstanbul'da bu da var) sakin sessiz sandalyesinde oturan amca ve otlayan hayvanları. Huzurun sesi size de geldi mi oralardan ??

Beni instagramda takip etmek isterseniz ; @gburcusenturk
Sevgiler...

26 Mart 2014

En çok güldüğüm youtube videoları :)


Youtube'da takılmayı seviyorum. En çok da vlog izliyorum sanırım. Tabi genelde biraz kadınsal konularda oluyor. Kozmetik, bakım, saç, alışveriş vs. İzlediklerimin içinde beni en çok eğlendiren videoları bir araya topladım. Türk vloggerlar da var yabancılar da. Biraz gülmek isterseniz buyrun efenim...başlayalım

İlk video denizinpaylastiklari hesabının sahibesinin eşi ile yaptığı tag videosu. Beraber yaptıkları videoları ortak hesapları olan valekupakiz hesabından yüklüyorlar. Çok komik videoları var.
 Birçok vlogger tag videosu yapmayı seviyor, Bu video benim en çok güldüklerimden biri. 



Sebi Bebi'nin gözü kapalı makyaj videosu da en komik tag videolarından biri. Fıstık gibi hatun ne hale geldi, ne kadar eğlendiler görmelisiniz :)


İngiliz vlogger Zoella 'nın erkek kardeşi ile olan "not my arms challenge" videosuna çok güldüm. Küçük kardeş öyle bir fırsat ele geçirdi ki biraz da ablasına eziyet etmekten geri durmadı bence (erkek kardeşi olanlar ne dediğimi anlar :) Çok komik bir video bu da, özellikle ablasının saçını bağlama sahnesi çok komik. 


Ve gelelim alemlerin en komik çocuğuna. Bu adama inanılmaz gülüyorum. Deli cesur komik garip bir İngiliz bebesi. En çok güldüğüm iki videosunu buraya koyacağım ama siz sıradan hepsini izleyin bence. Televizyona falan gerek yok aç tv gibi izle....
Karşınızda Marcus Butler....

Kızlarla dalga geçtiği videosu "How girls get ready" ;
takma kirpik kısmına çok güldüm



Dedim ya da deli cesur manyak bir çocuk diye. "Dare" tagi ile yaptığı videoları süper ötesi. Şöyle ki takipçileri ona yapmasını istedikleri deli saçması cesaret oyunlarını bildiriyor o da tek tek yapıyor. Çok çok çok komik :))

Mesela yüzüne üzüm bantlamasını istiyorlar o da yapıyor :D



Buraya koyamadıklarım da var aslında ama şimdilik bu kadar. Bulursam yine paylaşabilirim. 
Takipte kalın...sevgiler :D

23 Mart 2014

Uyku öncesi yastık spreyleri


Gün geçmiyor ki insanı mest edecek yeni icatlarla gelmesin firmalar.... 
(aslında bu cümle Marks'ın tabirleriyle devam edecekti ama neyse, oralara girmeyelim :)


Efenim bir süredir yabancı bloglarda sıkça gördüğüm bir ıttırı vıttırı da bu yastık kokusu spreyler. 
Nedir bu derseniz, uyumadan önce yastığınıza bir iki fıs sıkarak hoş kokusu sayesinde rahat uyuyacağınızı vaad eden bir ürün. kim istemez hoş kokular eşliğinde uykuya dalmak değil mi?
Yurtdışında birçok kozmetik/bakım markasında var sanırım amma velakin benim görebildiğim kadarıyla  Türkiye'de bulabileceğimiz iki marka var (Yamuluyorsam düzeltin). Bath and Body Works ve Body Shop. Bir de L'occitanne markasında  var galiba ama burada bulunur mu bilmiyorum.
The Body Shop'ın Deep Sleep Dreamy Pillow & Body Mist isimli ürünü bu amaçla satılıyor bir de Bath and Body Works'de de Aromathreapy serisinde 3 çeşit var.


Peki olayımız nedir? 
Neden zaten gün içerisinde üstümüze başımıza sürdüğümüz bir sürü kozmetik bakım kimyasını bir de neden gece koklayalım? Firmaların çabuk cazibelere kapılan bünyelerimize kaktırdığı bir başka gereksizlik olmasın? Zaten biz hatunlar boğazımıza kadar kokuydu boyaydı kimyaya batmış durumdayız, bir de gece koklamaya ne gerek var? Soruları geçti beynimden ne yalan söyleyim... 



Yeni değiştirilmiş çarşafların mis sabun kokusuna hastayım doğrudur, ancak o koku sabaha kalmayıp da tamamen geçtiği zaman yastığımda isteyeceğim tek koku da kocamın teninin kokusu olur :D 
Yanisi abartmayın derim..

Sevgiler...


20 Mart 2014

Trend: fiyonk saç tokası


Geçen seneden beri saçlarda en çok gördüğüm toka fiyonk şeklinde olanlar. Hatta ben de birkaç tane edindim, severek kullanıyorum. Vintage modası her yerde, saçlardan neden eksik kalsın değil mi?


Hepimizin annesi okula giderken beyaz fiyonk tokalar takmıştır saçlarımıza. Ya örgümüzün ucuna takılmıştır ya da at kuyruğumuz dantel fiyonklarla sabitlenmiştir. Ne yalan söyleyeyim, ilk gördüğümde biraz içim burkuldu. Hem yaşlandığımı ve çocukluğumu özlediğimi farkettim hem de sabah çok erken kalkmalar, saçların taranırken yolunması gibi acılarım canlandı :) 


Bu tokaların kadını biraz çocuklaştıran bir havası var. Sevimlilik ve masumiyet katıyor görüntüye. Ya da ben öyle hissediyorum bilmiyorum. Ya sizce?



Birçok farklı modelini aksesuar satan mağazalarda, bijuterilerde bulabileceğiniz gibi kendiniz de yapabilirsiniz. Hatta eski kumaşları değerlendirmenin bir yolu da olabilir bu. Elinizde bulunan tel toka ya da kıstırmalı tokaların üzerinde kumaştan hazırladığınız fiyonkları yapıştırırsanız oldu bitti işte...İnternette DIY yapılışlarını  da araştırabilirsiniz. 



Yaniciğime trendleri kaçırmak istemiyorsanız tez zamanda en az bir adet fiyonk toka edinip, mümkünse üst resimdeki gibi yarım toplanmış saçlarınıza (benim en sevidğim model ) takmalısınız.



Hatta örgüden yapılanları da varmış. Bakınız alt resim.


Sevgiler...

Görseller ; www.etsy.com

18 Mart 2014

Kırtasiye ve el işi sevenlere gelsin :)


Renkli bantlara (masking tape) ilişkin postumu hatırlarsınız. 
(Hatırlamıyorsanız buraya alalım :)

Bu bantlara bayıldığımı anlattım. Neler yapılabileceğini de paylaştık. Lakin Türkiye'de çok fazla çeşit yok. İnternette Çin, Kore gibi yerlerden çok ucuza almak mümkün (ebay vs.) ancak eğer yurt içinden alacaksanız bence bir bant için biraz pahalı fiyatları var. (Ben D&R'dan 8 TL civarına almıştım)


İnternette dolanırken Thcibo'nun bu hafta satışa giren ürünlerinin kırtasiye ve el işi malzemeleri olduğunu görünce sizinle paylaşmak istedim. Thcibo bilmeyenler için aslında bir kahveci ama kahve yanında her hafta değişen ilgili alakasız ürünler de satan bir mağaza. Sanırım her çarşamba farklı ürünler geliyor. Bu haftanın macerası da el işi ürünleri !


Renkli bantlardan buraya nasıl geldik ? Hemen cevap veriyorum.
5'li kumaş bant seti bu hafta satılan ürünler arasında ve fiyatı 24,95 TL. 
Tabi bunun dışında fon kartonlar, renkli zarflar, desenli kesen makaslar, şekilli delgeçler bir sürü bir sürü rengarenk kıpır kıpır ürünler var. Bakmak istersiniz diye düşündüm, zira ben beceremem diyorsanız bile resimlere bakmak çok eğlenceli :D




Thcibo sadece mağazalarında satış yapmıyor, internetten satışı da var. Hem de ücretsiz kargo. 
Aklınızda olsun :) Merak edenlere duyurulur...


NOT : Buraya kadar yazdım yazdım da....post gününün salı akşamı olduğunu şu an farkettim ya !!!
Yarın ürünleri kaldırmış olacaklar muhtemelen. Evet biraz şapşikim, üzgünüm :(

Paralel evreden edit : Her hafta yeni konsept ürünler geliyor ama mağazalarda geçen haftanın konseptinden satılmamış olanlar da rafta kalıyor. Bizzat gittim baktım, hala vardı. Online satış kalksa da mağazada satılmaya devam ediyor...

16 Mart 2014

Ankara'da mahkumların el emeği satışı


Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu'nun yanında cezaevlerindeki mahkumların ürettiği ürünlerin satışının yapıldığı bir mağaza var. İstanbul yolu üzerindeki bu satış mağazasında bütün şehirlerdeki ceza evlerinden gelen ürünlerin satışı yapılıyor. 



Evimizin yolu üzerinde olduğu için sürekli görüyor ancak önünden geçip gidiyorduk hep. Bu sefer merak edip bir uğrayalım dedik. Burada satılan ürünlerin tamamı mahkumların el emeği üretimler. Şimdi mahkumların el emeği deyince boncuktan kuş yapmak filan geliyor insanın aklına ama durum tamamıyla daha değişik. Sadece hediyelik eşya ya da sanatsal ürünler değil tekstilden ayakkabıya hatta yiyecek içeçeğe kadar üretimler yapılıyor.


Burada satılan her şey piyasa fiyatının çok çok altında. Olayın en güzel kısmı da satış sonucu elde edilen gelirin tamamının mahkumlara paylaştırılması. İşyurtlarında çalışarak ailesine para gönderen mahkumlar bile varmış, düşünün. Böyle olunca hem ucuz ürün aldığını hem de verdiğin paranın zaten zor durumda olan insanların cebine gittiğini düşününce herkes bir şeyler satın almak istiyor haliyle. 


İnternetten okuduğum kadarıyla neredeyse tüm cezaevlerinde işyurtları varmış. Yöreye göre farklı üretimler yapılıyormuş. Örneğin Denizli'deki işyurtlarında ev tekstili ürünler, Erzurum'da oltu taşından süs eşyaları gibi. Zaten mağazaya girince bir tür yöresel ürünler fuarına gelmiş gibi hissetmemek mümkün değil :D Kalabalık ve birbirinin aynı avm'lerden çıkıp biraz özümüze dönmek bize iyi geldi. Fotoğrafları telefon ile çekmek zorunda kaldığımdan çok iyi değiller ama hadi gelin bakalım neler hangi fiyatlara satılıyormuş ...



Tabi ki seramik ve çiniler...



Turistik yerlerde açılan tezgahlarda satılan çinilerle aynı aslında ama oralara göre kesinlikle daha ucuz. Seramik benim için satın alınacak bir şey değil ama meraklısı iseniz o ayrı tabi...



Tablolar, resimler


Sanıyorum bunu yapan arkadaş Pepe çalışmış :) beni gülümsetti


En ilginç ürün benim için üst resimdeki biblolardı. Farklı tasarımlardaki Themis (adaleti simgeleyen mitolojik kadın figür) heykelcikleri çok manidardı. Fiyatlar 30 TL civarı. 


Mermer eşyalar


En çok satışı olan el yapımı hakiki deri ayakkabılar. Deri ceketler de var. Hangi ilden gelen deri ile yapılmışsa o ilin adı ile markalaştırmışlar. Fiyatlar 75 TL. Piyasanın yine oldukça altında. Hem deri hem el yapımı, daha ne olsun? Bayan ayakkabısı yoktu maalesef, sadece erkek ayakkabısı ve ceketler :(



Gümüş takılar. Fiyatları çok ucuz bulmadım açıkçası. Hem gümüş hammadde olarak zaten pahalı bir de el işi olan ürünler olduğu için çok ucuz değildi. Doğal taşlardan yapılmış tasarımlar da vardı. Bu aralar biraz altına taktığımdan herhangi bir şey almadım. Ama eğer gümüş almak istersem kesinlikle gelip buradan alırım. Çünkü kazandırdığım paranın daha hayırlı bir yere ulaşacağını biliyorum.




Havlu ve bornozlar. Bence fiyatlar Denizli ile yarışır :) 




Deri ürünlerden evrak çantalarından başka bayan çantaları da vardı. Yüzde yüz deri bir çanta için 75 TL! Hiçbir yerde bu fiyata bulunmaz sanırım. Ancak modellerde sıkıntı var bence. Sadece standart modeller (düz siyah çanta gibi) vardı çünkü. 


Ege bölgesinden gelen zeytinyağı :) Küçük bir şişe ben de aldım. Yarım kilosu 6,75 TL. Tadına bakacağım eğer beğenirsem niye gidip marketten alayım ki bu fiyata almak varken? 



Süt ürünleri...ayrıca et ve bakliyat da vardı.


Kuruyemiş çeşitleri...
Bunu pek anlayamadık. Hazır ağaçta yetişen şey işyurtlarında nasıl bir üretim sürecinden geçiyor da orada üretilmiş oluyor anlamadık açıkçası. Birer paket aldık bakalım tadını beğenecek miyiz bakıcaz. Yine fiyatlara dikkat. 


İşte böyle mağazada satılanlar. 
Ankara'dakine gitmek isterseniz İstanbul Yolu üzerinde Ayaş Yoluna gelmeden. Zaten kocaman tabelası var bulursunuz. Yorulursanız kafeteryası da var oturup bir çay da içebilirsiniz ya da açsanız köfte ekmek çok güzelmiş :D 
Diğer şehirlerde de satış mağazaları varmış. Ayrıca Adliyelerde de ufak mağazalarda satış yapıyorlarmış. Verdiğiniz paranın mahkumlara harçlık olmasını isterseniz ve kendinizi topluma katkı sağlamış bir birey olarak hissetmek isterseniz siz de şehrinizdeki ceza infaz kurumları işyurtları satış mağazalarına bir uğrayın derim.
Sevgiler....

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...