21 Nisan 2014

Yves Rocher Peeling ve Maske




Yves Rocher'nin ürünlerini evvelden beri pek severim. Bir ara blog camiasının meşhur ettiği kayısılı peelingi tanımayan yoktur sanırım. Bir indirim de ben de kapmıştım (10 TL civarı), iyi ki kapmışım. 
Yeni tanıştığım bir diğer ürünü ise yabanmersini ferahlatıcı maske. Bir alışverişimde hediye verilmişti. Onu da çok sevdim diyebilirim.




Maske konusunda pek sadık bir kullanıcı olmasam da peeling konusunda takık sayılırım. Şimdiye kadar denediğim en başarılı peeling bu oldu. Ferahlatıcı maske de gerçekten ferahlatıyor. Kokusu da tabi ki bir harika.




Maskeyi, yüzünüze ince bir tabaka olarak uyguluyor ve 3 dakika bekletip yıkıyorsunuz. Hemen bir ferahlama hissi başlıyor zaten. Hatta elinizi yüzünüze yelpazelerseniz o ferahlığı daha çok hissedebilirsiniz. Ama tabi ki mentol falan değil, buram buram tatlı meyve kokusu var. 3 dakikanın sonunda cilt neredeyse yüzde 70'ini emmiş oluyor. Nemlendirmesi de bu açıdan başarılı bence. 
Özellikle yazın bol bol kullanılabilecek bir ürün.




Peeling ise benim tam istediğim gibi bir ürün. Bazıları sert olmayan tanecikli ürünleri sever. Ben tam tersi keselenmiş hissini yaşamak istiyorum peeling yaparken. Yani ince ama sert taneleri olmalı. Bu ürün öyle. Hatta biraz daha çok taneli olsa daha da çok severdim.
Bu ürünün bir farklı özelliği taneciklerin içinde  bulunduğu kremimsi yapının farklılığı bence. Zira peeling esnasında cilt kremi neredeyse tamamen emiyor ve cildi besliyor. Ayrıca taneciklerin kaymasını sağlarken aynı zamanda çizmesini de engelliyor. 

Dermotolojik markalardan tutun da drugstore peelinglerine kadar pek çok şey denedim diyebilirim. Ama hiçbirinden bu kadar iyi performans alamamıştım. Sizin bir öneriniz varsa da paylaşırsanız çok sevinirim :)


Ürünlerin yapıları da bu şekilde.


Siz neler kullanıyorsunuz bakalım???

18 Nisan 2014

küçük siyah yelek :D


Selam herkese ! bugün size daha yeni aklıma düşen bir parçadan bahsedeceğim: küçük siyah yelek!!
Erkek giyiminde belki yüzyıllardır, kadın giyiminin de maskülenleşmesinden beri uzun süredir kullanılan bir moda parçası olarak kumaş yelekler benim yeni aklıma düştü. 


Özellikle ofis kombinleri için gömleklerle mükemmel uyacak bir parça yelek. Ancak günlük kullanımda da desenli/karşık renkli kapri kol bluzlerle de çok yakışacağını düşünüyorum. Sadece bir bluz ile (bu dönemin dengesiz hava durumu yüzünden) kendimi iyi hissetmediğim anlar için, üstüne geçirivermelik (arzu edildiğinde çıkarabilmelik) bir parça olarak bir tane bulup almaya karar verdim.


Hazır internetin gardroplarını karıştırırken beğendiğim modelleri de sizinle paylaşmak için buraya topladım.
Belki bir ilham da burdan kaparsınız ha??? :D


Tekrar not düşeyim; yelek unisex bir parça olduğundan erkekler için de ilhamlık bir şeyler çıkabilir :)
(selam canım :)




Sizin gardrobunuzda var mı peki?

*Görseller, alıntıdır. Alıntı yapılan kaynağa görselin altındaki linkten ulaşılabilir.

15 Nisan 2014

Beyaz üstüne Beyaz...


Beyaz alt, beyaz üst giymek gibi bir trend var arkadaşlar. Monochrome white ya da White on White diye tabir edilen bir trend. 2013 sonbaharından beri oldukça yükselişte. Şu aralar Mango'nun vitrinlerinde de benzer kombinler gördüğüm için ben de bir değineyim bari dedim.


Ne öyle gelin gibi bembeyaz! diyenleri duyar gibiyim. Ben özellikle pantolon ile yapılan kombinleri daha çok tuttum. Elbise / etek ile bir kombin yapmıyorsanız bence gelin çağrışımı da yapmayacaktır. Özellikle ceket+jean bence süper bir bahar kombini olur. 


Dikkat ettim, en çok tercih edilen ayakkabı/çanta rengi de siyah. Onun dışında beyaz, sizi ayakkabı ya da çanta için hiç zorlamayacak bir renk. Bu yüzden her rengi beyazla birlikte gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz.





Beyaz jean biraz cesaret işi tabi... fiziğine güvenen hiç çekinmesin derim ben :D



sevgiler...

*görseller alıntı olup, kaynak linki görselin altındadır.

11 Nisan 2014

Beauty Formulas Nose Pore Strips - Burun Bantları


Burun bandı çok geç keşfettiğim bir ürün. kolay soyulan maskelerden (gentle peel off mask) deneyip memnun kalmayınca bu ürüne yöneldim. Beauty Formulas Deep Cleansing Nose Pore Strips Watsons'larda satılan bir marka. Watsons'da başka sevilen markalar da var ancak ben bu ürünü tercih ettim, gayet de memnun kaldığımı söyleyebilirim.


İlk denediğimde gerçekten siyah noktaların içinde birikmiş olan kiri söktüğünü farkettim. Sizi tiksindirmek istemem ama eğer hiç denemediyseniz başınıza gelecek olanı şöyle anlatayım; 
Kafasında duvara yapışmış ama gövdesi havada sallanan solucanlar hayal edin! işte o görüntünün minyatür boyutlardaki halinin aynısını, söktükten sonra bandın üstünde görebiliyorsunuz !!! (iğrenç miyim neyim:)


Ürünün iddiası da aslında tam olarak bu; siyah noktaları, kiri, yağı sökmek. Ayrıca gözenekleri küçültmek, zararlı bakterileri yok etmek vs. de var. 


Kullanımı çok basit. Bandı kağıdından ayırıp, ıslak burnunuza (burası çok önemli, burun ıslak olmak zorunda yoksa derinizi sökersiniz) yapıştırmak, kurumasını beklemek (10-15 dk) ve hızlıca sökmek. Sonra minnak solucancıkları seyreyle gözüm :)


Bantlar paketin içinden ayrı ayrı paketlerde çıkıyor. Hijyenik açıdan gayet başarılı bir ambalajı var yani. Ben aslında iki çeşit almıştım (üst resimde sağdaki ve soldaki ayrı ürünler). Bir paketi arkadaşıma verdim ve içindekileri de yarı yarı paylaştık, ikisini de deneyebilmek için. Zaten paketten 6 tane bant çıkıyor. Ben haftada bir kez uyguluyorum ve çok memnunum.


İçinden çıkan ürün de bu şekilde. Burun şeklinde yapılmış ama eğer Karadenizli falan değilseniz bant biraz büyük geliyor. Burun kenarlarına yapışmasını istemediğim için boşta kalan kenarları kıvırıyorum ben. Hem çıkarırken de elle tutması kolay oluyor.

Bir önemli nokta; tek hareketle çekmek çok akıllıca değil. Zira burnunuzun bir yanını iyi çekerken diğer yanını hareket yönü nedeniyle iyi çekemeyebiliyorsunuz. Zaten bandın işini görmesi için önemli noktalar 1) iyi yapışması, 2) güzelce sökülmesi. Yoksa solucanlar çıkmaz :D ben bu yüzden bandı ortadan ikiye keserek ayrı ayrı yapıştırıp ayrı ayrı çekiyorum. Biraz denemeyle siz de kendi ayarınızı bulursunuz.


Alt tarafı burun bandı ya ne çok konuştuk :D
herkese sevgiler...

9 Nisan 2014

H&M Aksesuarlar


Şimdi yaz geliyor ya... artık kısa kollular giymeye başlayacağız, e haliyle takı trendlerinin peşine düşmenin de vakti geldi. Bu sene yine altın aksesuarlar çok moda. Ben de eskiden kezbanca olduğunu düşünürken hızla sevmeye başladım altın trendini.

Kişisel tasarım ürünlere çok çok paralar akıtmaktan hazzetmeyen ya da gerçekten altın alacak gücü olmayan biriyseniz, ucuz ama trendy alternatiflere yönelmenin tam vaktidir. H&M, kozmetik dünyasına yaptığı girişin yanı sıra takı konusunda da iddialı bir seçenek bence. 

Bakalım mı beraber neler varmış bu sene raflarda ?



Statement kolyeler tam gaz devam



Taşlı, sedefli küpeler...





Püskül mü? o da ne? 





İnce iş küpe.... çok severim telkari esintileri :D




Eklem yüzükleri tam gaz devam ...



Barış Manço bizi hatırlasın :(

Spiral yüzük; bu da ilginç :)


Görseller H&M online satış sitesinden alıntıdır.
Mağazalarda tüm ürünleri bulamama ihitmaliniz yüksek olacağından, beğendiğiniz şeyleri online almanızı tavsiye ederim.

Sizce bu sene akseuar trendlerinde neler var?

7 Nisan 2014

oh be dedirten icatlar vol.7



Bu ara çok sık icatlar postu yapmaya başladım. Sürekli bir icatlar bir icatlar...
Bu seferkiler de en çok işime yarayan icatlar üzerine. Hadi bakalım neler varmış ??


Çekirdek başta olmak üzere kabuklu çerezleri yemenin en temiz yolu kabukları için ayrı bir tabak kullanmaktır. Bu çerezlik ise bu iş için süper bir icat. Bir gözüne çerezi bir gözüne de kabuklarını koyarak tek tabak ile kolayca hallediyorsunuz. Bir seyahatimde birmilyoncudan almıştım ben. Bulursanız hemen atlayın hem sunumu süper hem de pratik.


Sürekli sivilce çıkaran bir insan olarak oriflame marka bu sticklerden kaç tane bitirdim bilmiyorum. Daha iyi markalarda da var benzer ürünler (mesela avene'de var biliyorum). Bunu keşfetmezden evvel, silivceye önce çok az sabun değdirip sonra talk pudrası ile kapatıyordum. Maksat aynı; sivilcenin kurumasını sağlamak ! Dolayısıyla bu ürünler de pudralı yani. Gerçekten de aktif bir sivilceyi bir gecede bastırıyor. Normal şartlarda iritasyona devam edecekken sivilce büyüyemiyor ve kabuklu yara haline dönüşüp düşüyor. 

Tek dezavantaj stick şeklinde olduğu için minik uygulama yapılamıyor olması. Yani sadece sivilcenin kapladığı yere süremiyorsun, stickin ucu minik bir uygulama için çok büyük geliyor. Dolayısıyla sivilcenin etrafındaki sağlıklı deriyi de kapatıyor ve ertesi gün sivilce ile birlikte etraf derisi de kurumuş oluyor. Bu arada ruj şeklinde bir ürün ve iki yanı farklı renkte. Bir tarafı yeşil bir tarafı ten rengi. İçerik aynı ancak renk değişik, kapatıcı olma niteliği de yüklemişler ürüne.


Başka markaların da cuticle giderici ürünleri var ancak bendeki Sally Hansen'a ait. Çok çok çok başarılı bir icat. Artık manikür olayı tırnak etlerini kesme şeklindeki uygulamalara sırt çevirmiş durumda biliyorsunuz. O yüzden hep bu tarz giderici ürünler kullanılıyor. Bu ürün ölü deriyi yumuşatıyor ve böylece fırça ya da portakal ağacı çubukları ile (manikür çubukları) yumuşayan ölü etleri iteleyerek örseleyerek falan çıkarıyorsunuz. Ayrıca çok da bereketli bir ürün. Kolay kolay bitmiyor. Tavsiye ederim.


Kuruyan ojelere biraz aseton ekleyerek inceltebileceğini herkes bilir herhalde. Ama aseton eklenen ojenin ömrü maalesef daha da kısalır. Anlık iş görür ama aynı zamanda ojeyi de bozar aseton. Oje inceltici ise bu işte daha başarılı bir icat kesinlikle. Atmaya kıyamadığınız ama kuruma yapmış ojeleriniz varsa gelin onlara yeniden can verelim :D:D


Yaz geliyor, eteklerle giymek için burnu açık topuklular dolaptan çıkacak ama bacaklar bembeyaz sırıtacak, ne yapmalı? çorap giymeli. Peki giyelim ama çorap ayakkabının ucundan görünecek mi??? HAYIRRRRRRR..... artık bunu yapmayın ablalarım ya. O canım ayakkabıya o görüntü eziyetini layık görmeyin. Nolur bir de o parmaklarınız ayakkabının dışından fırlamasın artık, yalvarıyorum..... :(

Alın bakın japonlar (!) icat etmiş işte, çorap ama parmaksız! ne güzel giyin bunu burunsuz ayakkabılarınızla. Çorap belli olmasın ama bacaklarınız da süte batırılmış bisküvi gibi durmasın. Ne güzel icat var bak !!!


Artık bunun hakkında bir şey söylemeye gerek yok sanırım. İşe yarıyor diyeyim geçeyim. (bu arada uzun, kıvırcık ve dolaşık saçlıyım)

Sevgiler...

Diğer oh be icatları yazılarım için tık tık

5 Nisan 2014

Ünlülerle anılan saç modelleri


Bazı saç modelleri ünlü isimlerle çok özdeşleşmiş. Kuaföre ya da birine saç modeli tarif ederken  bu ünlülerin adını kullanarak daha rahat anlatabiliyoruz. Çoğu zamanda onlardan etkilenip aynı modelleri kendi kafamıza da yaptığımız oluyor, değil mi? 

Hatta öyle ki bazı modeller o kişinin adıyla anılıyor. Mesela üst resimde Audrey Hepburn'e ait saç modeli oldukça ikonik. Alnının ortasına kadar gelen kahküller, Audrey Hepburn kahkülü diye anılıyor. 


Bir başka ikonik model de Grace Kelly topuzu diye anılıyor. Arkada toplanan saçları yukarı doğru burarak kafanın arkasına sabitlemek şeklinde yapılan topuz hatunun adıyla biliniyor. 

Tabi örnekleri çeşitlendirmek mümkün, benim ilk aklıma gelenler bunlar olduğu için şöyle bir derleyeyim dedim. Merak edenler scroll down please....


Maryln Monroe"nin saçları kadar ikonik bir saç da yoktur herhalde. Hem kesimi hem de rengi itibariyle nerede görseniz o aklınıza gelecek....


Tina Turner'ı yetişen nesiller hatırlar. Erkeksi ses tonu, konserlerindeki tepinişleri ve "fareler bile yuva yapmaz bu kafaya" dediğimiz saç modeli çok ikoniktir mesela. Üst kesimler kırpık, altlar uzun ve her dair darmaduman saçlarını hatırlayanlar el kaldırsın...


Offf...Serpil Çakmaklı'yı nasıl atlayabilirdik. 80'lerin modasını onlar yazmıştı. Kelebek toka hayatımıza girmişti ve kıvırcık saçlıların en özgür olduğu zamanlardı :D hala banyodan çıkıp aynaya bakınca "uf Serpil Çakmaklı gibi oldum, bu ne ya?" demeyen varsa bizden değildir :D


Sezen Aksu'nun "Gülümse" albümünün kapağındaki bu fotosunu hatırlayan vardır. O dönemin en marjinal saç kesimiydi onunki. Sezen'den sonra birçok insan kısa ve küt saçlar için kuaförleri doldurdu. O kuaförler de hep yamuk kesti di mi?



Meg Ryan, ben kendimi bildim bileli saçlarını böyle kullanıyor. Birkaç tane uzun saçlı olduğu filmi hariç bütün filmlerinde de saç modeli bu. Tam anlamıyla ismiyle özdeşleşmiş bir model. Eğer bu yapabilecek olsam kesinlikle bunu isterdim ben de. 


Vinona Ryder'ın bu kısacık saç modeli de "New York'ta Sonbahar" filmindeki hali. Hani şu Richard Gere ile birlikte oynadıkları ağlatmalı film (zengin yaşlı adam vs genç hasta kız). Bu kadar kısa saça cesaret edenleri Vinona ablamın nezdinde tebrik etmek istiyorum tabi. 

Benden şimdilik bu kadar. Peki sizin aklınıza gelen neler var???

*görseller alıntıdır.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...