15 Ağustos 2014

Depresyona nanik yaparken ...



25'i geçtikten sonra hayat çok zevksiz. Daha doğrusu, tüm dertler mücadeleler bir yana, yapmaktan zevk aldığın şeyler ya da küçük hevesler eskisi kadar tatminkar olmuyor. Hatta çoğu zaman arka tamponu kaldırıp bir şey yapmak bile insanın içinden gelmiyor. Bir de evlendiysen, çocuğun falan da varsa Ustanın dediği gibi ancak "fasulyenin neden bir türlü pişmediğini" düşünür durursun. Hayat saçma sapan bir rutin sarmalında yuvarlanıp akar. 

Böyle zamanlarda, biraz selektör çakan depresyona nanik yapmak birazcık da Amelie filmine selam yollamak için şu hayatta bana kısa boylu mutluluklar yaşatan neşeli detayları aklımdan geçiririm.

Bir kaç aydır, aklıma gelenleri not alıyorum, sonunda koleksiyon kıvamına geldi. 
Bakalım ortak noktalarımız var mı :)



Düşünürüm;
  • Ilık bir yaz akşamı, sokaktan geçerken, kulağıma kaçan tabak çatal seslerinin beni neşelendirdiğini,
  • Sıcak sıcak önüme konan Türk kahvesinin köpüğünü sönmeden yakalamak için dudaklarımla nasıl bir mücadele verdiğimi,
  • Kitap okurken ya da basit bir film izlerken kurgu hatası yakaladığımda hissettiğim o bencil hazzı,
  • Eve gelip duşa girdiğimde, ilk akan suyun geçtiği ten yollarına verdiği rahatlık duygusuna nasıl da bayıldığımı,
  • Aniden çekilen şipşak fotoğraflarda ebleh ve şişman değil de olduğumdan daha güzel çıkınca egomun feci halde tavan yaptığını,



  • Alt dudağıma ruj sürerken, ruju tutan elim yerine kafamı sağa sola döndürünce kimbilir nasıl da şapşal göründüğümü,
  • Hafta sonu akşamlarında, ertesi gün işe gitmeyecek olduğumu birden hatırlayınca suratıma yerleşen aptal sırıtışlarımı,
  • Alışverişte, restoranda, bankada....  tanımadığım insanlara espri yaptığımda, anlamsız anlamsız suratıma bakmak yerine, espriyi havada yakalayıp gülümsemelerinin bana verdiği huzuru,
  • Sokakta yaşayan hayvanlara yemek ve su veren yaşlı teyzeleri gördüğümde, kediyi köpeği okşarken o teyzeyi seyretmenin beni nasıl memnun ettiğini,
  • Rastgele kurulan dost meclislerinde, sohbetin zirve yaptığı anlarda, nasıl da çılgın gibi ağzımın sulandığını, 



  • Sıradan sıkıcı bir iş gününün kısacık gelen öğle molasında dışarıda arkadaşlarla yenilen enfes yemeğin akabinde hiç utanmadan bastıran o tatlı uykuyla girdiğim manasız savaşı,
  • Etek giydiğim günlerde tuvalet icraatlarının ne kadar kolay olduğunu düşünüp pek de sevindiğimi,
  • Bütün gün aslında ne kadar da yorulduğumu anladığım anın, eve gelip de bir koltuğa kendimi attığım an olmasını,
  • Arabada hızla giderken, camdan kolumu dışarı çıkarıp rüzgarı avucumda tutmaya çalışmanın bana verdiği çılgın zevki,
ve son olarak,
  • Benim sevdiğim insanın beni, en az benim onu sevdiğim kadar, sevdiğini gördüğüm anların haklı mutluluğunu....
çok düşünürüm....
ve her zaman bana iyi gelir.


5 yorum:

  1. ne kadar da güzel ve yalın şeyler hepsi
    herkes de olabilen ama herkesin her zaman farkedemediği
    farkedebilenlerin ne mutlu olduğu
    bize de hatırlattığın için teşekkürler
    mutluhaftasonu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D hatırlamak lazım arada, hayat çok kısa...teşekkürler

      Sil
  2. Ne güzel içinizi dökmüşsünüz..
    Önemli olan mutlu olabilmek demi...?
    Çoğu maddeler bendede var mutluluk için:)
    Mutlulukla kal cnm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Bazı şeyleri hatırlamak hiç unutmamak için yazmak lazım...

      Sil
  3. sevgilii burcu,,,hayatin tadini cikarmaya bak!
    o kadar gencsinki..unutma hayat asagi dogru akiyor:)))))))
    sevgilerimi birakiyorum

    YanıtlaSil

Bu lafın altında mı kalacaksın ? aaaa :D

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...