30 Ekim 2014

Tahta tabure boyama projesi :)



Boya ile uğraşmak her zaman herkes için zevkli bir şeydir sanırım. Resim yeteneği olmayanlar bile bir yerlerden kopya çekerek bir şeyler boyayabilir. İstediği renkleri seçip karıştırarak bu zevki tadabilirler. Çocukken bayıla bayıla çizgilerin içini doldurduğumuz boyama kitaplarımız vardı mesela. Yani aslında hepimiz şimdi anlatacağım hobi işine epey aşinayız. En yeteneksiz insanın bile kolayca gerçekleştirebileceği tahta tabure boyama projemize hoşgeldiniz efenim. Hazırsanız başlayalım.


Çok uzun zaman önce Paşabahçe mağazasında gezerken gördüğüm ama ne işime yarayacak diyerek almaktan vazgeçtiğim bir çocuk taburesi bulmuştum. Sağolsun Paşabahçe ürünlerini hiç değiştirmediği için o şey hala satışta; burada.

Sonra gel zaman git zaman özellikle banyoda üst dolaplara yetişebilmek adına küçük bir tabure olsa iyi olur diye düşünmeye başladım. Plastik banyo taburesi satın almak yerine sevgili uykucu oturdu kendisi kesip doğrayıp oldukça kısa boylu bir tahta tabure yaptı bana. 

(uykucu: kocam artı büyüyünce marangoz olma hayali kurmuş bir insan evladı, nasıl bir çocukluğu varsa artık, doktor avukat da neymiş :) bu arada hala 12 yaşındadır kendisi, uçan sineklere aduket çeker)


Mobilyalaştırma kısmını halledince, neden üstüne resimli, desenli, süslü bir şey yapmıyoruz ki dedik. Tabi ki hemen aklıma Paşabahçede gördüğüm o tabure geldi. Resmini bulup çıkardım, kendime göre biraz değiştirip kurşun kalemle tahtanın üzerine kontür olarak çizdim. 



Özel olarak gidip tahta boyası almak yerine, hali hazırda evde bulunan yağlı boyaları kullanarak boyayıp, iyice kuruduktan sonra üstüne birkaç kat vernik geçersek bu iş olur dedik ve kolları sıvadık. yok ya kolları sıvamadık, önce masanın üstüne gazete serdik, ortalık batmasın di mi ? :)


Temel renk boyalar (mavi, kırmızı, sarı, siyah ve beyaz) diğer her rengi yaratabilmenize yetiyor. O yüzden temel renkleri alıp, diğer renkleri karıştırarak bulabilirsiniz. Yağlı boya için kural bu.


İki ince fırça da işimizi gördü. Öyle büyük zeminler boyamadığımız için rerimdeki kalın fırçaya hiç gerek kalmadı. 


Boyaları karıştırmak için sert bir mukavva parçasını palet olarak kullandık. Bir bardak tineri de fırça temizliği ve boyaları inceltme işlemi için hazırladık. 


Sonrasında, kurşun kalemle çizdiğim konturun üzerinden kahverengiye benzer bir renk ile geçtim. Bu noktada bir kural daha var, ben uymadım siz uyun, boyamaya yukarıdaki desenlerden başlayın zira aşağıdan boyamaya başlayıp yukarıya yöneldiğinizde bitmiş desenleri bozup hem de oraya buraya bulaştırabilirsiniz. Gerçi çaresi var, tinerli bir peçeteyle hemen temizleniyor. Bir de avantaj, yağlı boya çok geç kuruyor. Yarım kalan işleme ertesi gün aynen devam edebilirsiniz.




Yanlış boyamak da önemli değil, yine yağlı boyanın özelliği üst üste farklı renkler sürsen bile ikinci renk karışmadan görünüyor. Ressamların niye yağlı boya kullandığını şu an anladım. cidden çok kullanışlı ve boyaması çok zevkli. bir de renkleri karıştırarak bulması pek zevkli.


Bir ayrıntı da şu; yağlı boyalar kokmuyor. eskiden kokardı diye bildiğimden çekinmiştim ama kokmuyor. Tiner de keza kokmuyor. Kokmayan tiner yapmışlar a dostlar :) tek eksisi havayla temas edince çok çabuk uçuyor. Durduğu yerde bitebilir dikkat edin.



Kontur bittikten sonra böyle oldu.


Sonra renkleri karıştırıp içlerini boyamaya geçtik.


Yeşil boyadığım çimenlerin üzerine beyaz gölge ve ışıklar yaptım, alttaki yeşil hiç bozulmadı. Üst üste sürülebiliyor, bu kısmına bayıldığımı söylemiş miydim?


Pembe, kırmızı çiçekler yaptım ve son hali de böyle;









Vernik öncesi bir hafta kurumasını bekleyeceğiz. Vernik de tamamlanınca kullanıma hazır. Beğendiniz mi? nasıl yetenekli miyim kıh kıh kıh :)
sevgiler...

24 Ekim 2014

Bir aksesuar olarak "broş" (DIY önerisi)


Broş diyince aklıma kokoş yaşlı teyzeler geliyor nedense. Beymen ceketlerinin üzerine, bir wakko fular attırıp onun da bir köşesine pırlantalı, elmaslı mümkünse sol anahtarı şeklinde :) broş takan kısa sarı saçlı kırmızı rujlu teyzeler var ya... hah işte onlar geliyor aklıma.



Şimdiye kadar hiç aklıma gelmedi bu yüzden broş takmak isteyebileceğim. Tamamen simsiyah giyindiğim bir gün farkettim ki, Addams Family'deki Morticia olmama ramak kalmış, kolye, küpe bir aksesuar gerek diye bağırıyor kıyafet. Biraz çekmeceleri eşeledim, bakındım, bir ambar dolusu aksesuarım olmasa da mevcutların hiçbirini takmayı canım çekmedi. O an aklıma geldi, sevimli bir broşum olsa tam bu noktada güzel gitmez miydi? eğer siz de benim gibi kolye ya da sadece küpe insanıysanız, bence broş alternatifini de başarılı bir yedek oyuncu olarak kulübede tutabilirsiniz. 


Piyasada incikli boncuklu mücevher kategorisinde bir sürü broş modeli var elbette ama ben daha çok espirili, çocuksu bir model hayal ediyorum. Aslında bunu evde kendiniz yapmanız da mümkün ama el işi tasarım aksesuarlar satan yerlere bakmak da bir alternatif, özellikle internet satışı yapan siteler bu konuda oldukça zengin. 


Kullanılan malzemeler de oldukça ilginç. En başta keçe geliyor tabi ki ama ben keçe sevmiyorum zira zamanla pamukçuk pamukçuk oluyor. O yüzden kumaş, metal, plastik hatta tahta bile kullanılabilir. Evde kullanmadığınız takılarınızı broşa dönüştürmeyi deneyebilir, artık kumaşları kullanabilir ya da örerek bir şeyler üretebilirsiniz. Sabitlemek için de çatal iğne ya da kuaförlerin kullandığı metal kıskaçları kullanabilirsiniz.



Tasarlama kısmı ise tamamen hayal dünyanıza kalmış.


Minik tahta parçaları bulup, boyadıktan sonra verniklemek akabinde bir iğneye yapıştırmak en pratik DIY yöntemlerinden biri olabilir.



Farklı kumaş parçalarını dikerek de tasarlayabilirsiniz. 
Her zaman kullandığınız fularınızı belli bir şekilde sabitlemek ve bu şekilde süslemek için ya da desensiz tek renk bir balıkçı kazağın kenarına iliştirerek stil yaratmak için de kullanabilirsiniz.


Ben bu konuda ciddi düşünüyorum. Size de ilham olabildimse ne ala :) 
sevgiler...

15 Ekim 2014

Tulum pijamalar :)


Hazır sonbahar gelmiş, kış kapıdan baktırmışken, evde battaniyenin altında sıcak kahve yudumlayıp bir yandan da aşk filmi izlemek :P  pek de cazip hale gelmişken, böyle yumuş yumuş, sıcacık, rahatcacık bir şey giymek isterseniz diye size biçilmiş kaftan buldum. 



Tek parça olarak üretildiğinden mütevellit alttan sok bacağı kafana kadar çek, giyiver pijamalar bunlar. Tulum şeklinde ev kıyafeti diyelim ya da. 

Ben yataktan ziyade ev kıyafetine daha uygun gördüm kendilerini. Yatarken ben giyemem zira bu kadar sıcak olursa afakanlar basar, sağa sola saldırabilirim. Benim için evlik giyim parçası yani.




Aslen bebeklere giydirilen bu parça son zamanlarda yetişkinler için de üretilmiş, Çok kaba bir araştırmayla Türkiye'de satan bir yer göremedim. Ben de görselleri amazon, ebay ve aliexpress'ten buldum zaten. Fakat ilk gördüğüm yerde bir tane kapacağım.



Hem süper rahat hem kolay giymelik hem de sıcacık. 


Hemi de unisex. Kocalarınıza, erkek arkadaşlarınıza giydirirseniz belki biraz daha sevimli olurlar. Zira odunluktan kırıldıkları için biraz minnoşluğa ihtiyaçları vardır kesin.




Ya da en iyisi çiftlerin arasını bozmadan aynı takımdan bir sana bir de bana şeklinde takılmak da bir alternatif.


Malum "winter is coming..." :))
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...