29 Haziran 2015

Nane'nin Hikayesi


1

Bu gördüğünüz şapşik bizim evin kedisi olur. Kendisi 3-3,5 aylık bir dişi. An itibariyle 3 haftadır birlikte yaşıyoruz. Bu yazı onun hikayesi hakkında olacak, zira kedi beslemeye hiiiiçççç niyeti olmayan beni, kendisini sevmeye mecbur etti ve evimize bir güzel yerleşti. Şimdi de çok sevişiyoruz, Allah ayırmasın :)

2

Bu şapşal bakışlının anası bizim apartmanın kedisi olur. 3,5 ay önce apartmanın elektrik odasında 4 tane doğurdu, o yavrularına baktı biz de tüm komşular ona baktık. Gelsin sütler, gitsin tavuklar bir güzel emzirdi bebelerini tabi.


3

4


Sonra yavrular yuvadan çıkıp hareketlenmeye başlayınca biz de yuvayı bahçeye çıkarıp orada bakmaya başladık hepsine. Bu dört kardeş çılgınlar gibi koşturup oynamaya başladılar tabi. Fakaaattt.... içlerinde en salak olanı, yani bizimki, gitti kendini sakatladı.

5

Ön sağ bacağının üzerine kesinlikle basmıyordu, diğerleri gibi koşup oynamıyordu, kardeşleri birbirleri ile mutlu mesut boğuşurken bizimki uzaktan bakıyor, pati kaldırıp indiriyordu sadece. Bir hafta veterinerde kaldı, eklem incinmiş ve enfeksiyon kapmış hemen antibiyotik tedavisine başlandı. Her gün arayıp durumunu soranlar, üşenmeyip ziyaretine gidenler (biz yani) yüzünden veteriner de şaştı kaldı. 


6

Tedavi tamamlandı ama yine de  veteriner diğer kedilerin yanına koymayın dediğinde, bu kedinin bizim evin kedisi olmak zorunda olduğunu anladık. Ben çok ağladım bu serserinin o masum zavallı hallerine. Neticede veteriner, eğer evinize götürecekseniz taburcu ederim, yoksa veremem deyince mecbur kucakladık getirdik. 


7

Yeni doğmuş bir yavruyken antibiyotik gibi ağır ilaçlar aldığı için ve hareket kabiliyeti de azaldığı için ev kedisi olmaya mecbur kaldı yavrum. Şu an ayağı iyileşti ancak, ayakta dururken hala tam basmıyor üzerine, o zamanların korkusu kaldı herhalde.

8

Normal şartlarda bu kedinin ölmesi gerekiyordu aslında. Sakat ayakla sokakta kim vurduya gitmesi an meselesiydi. Şimdi düşünüyorum da bu olaylar doğada olsaydı, anne dört tane doğurdu, birini el aldı birini sel aldı falan derken doğal seleksiyon gereği en güçlü olan yavru  yaşamaya devam edecekti muhtemelen. Biz bir anlamda bu kediyi zorla yaşatmış olduk. 

9

Onu eve kapatarak kötülük ettiğimizi düşünüyorum, ama bir yandan da hayatını kurtardığımızı da düşünüyorum. Sanırım kendimi böyle avutuyorum, zira ilk baştaki olayımız kapının önünde 5'ini birden besleyip sevmek ilgilenmekti. Fakat böyle olamadı. Birini sahiplendirdiler, biri sakatlandı biz aldık, derken sadece diğer iki yavru ve anne kaldı.


10

Nane'nin hikayesi böyle ama bu yazının bir konusu da yeni başlayanlar için evde kedi bakımı.
Nane'yi sahiplenirken internetten çok araştırdım ne yaparım ne ederim diye. Oralarda cevabını bulamadığım soruların cevaplarını kendimce yazacağım ki birilerinin işine yarasın. Kediyi petshoptan almayın, iç dış parazit yaptırın, aşılarını yaptırın, kumunu temiz tutun, düzenli tarayın vs... onlar zaten yazılmış. Biraz yazılmayanlara bakalım.

11

1- Kedi evde yalnız kalır mı?
Evet. Kedimizi ilk aldığımızda en büyük endişem buydu. Ev halkı çalıştığı için gündüz 8-10 saat kedi yalnız kalabilecek mi, akşamları da belki dışarı çıkmak istediğimizde daha uzun süre yalnız kalmak zorunda olacak, bu bir sorun mu diye epey endişeliydim. Kediler yalnız kalabiliyor (su, yemek ve tuvalet şartları tamam olacak). Hatta bazen yalnız olmaları daha bile iyi çünkü sürekli uyuyorlar. Oyun oynadıkları zaman da (oyuncakları olacak) genelde kendi başlarına oynuyorlar. Kimseye ihtiyaçları yok. Sizin evdeki varlığınız ekstra gibi bir şey. Mesela Nane hafta sonu evde olduğumuz için neredeyse hiç uyuyamıyor, sürekli dolanan insanlar var ortalıkta ve bu hareketlilik dikkatini çekiyor.

12

2- Kedi tuvaletini nereye koyalım??
Kedinin tuvaleti ne yaparsanız yapın, eğer her gün kum değiştirmiyorsanız (maliyeti hesaplarsak çok saçma), her şekilde koku yapıyor. Ayrıca nasıl bir tuvalet kullanırsanız kullanın (açık kapalı, otomatik) patilerinden kum taneleri etrafa dağılıyor. Bu ikisini göz önüne alarak evin herhangi bir yerine koyabilirsiniz. Bana göre ilk tercih balkon olmalı. Hem koku olmaz hem de ıslak zeminleri temizlemesi kolay. Balkon mümkün değilse (camdan balkondan dışarı atlamaya eğilimliler) ikinci tercih kullanılmayan ya da az kullanılan banyo veya tuvalet. Son tercih ise salon veya odalar olmalı. Tuvaletin yerini değiştirmeniz kedi için sorun olmayacaktır. O kendi kokusundan yerini buluyor.

13

3- Evde temizlik yapıldığında ya da misafir geldiğinde ne yapacağız?
Bir evcil hayvan edinmeden evvel ilk yapacağınız iş taşıma kabı almak olsun. Gerek veterinere veya başka bir yere götürürken, gerekse kedinin sabit bir yerde durmasını istediğinizde geçici süre ile kediyi taşıma kabına kapatabilirsiniz. Kısa bir süre orada durması sorun olmayacaktır. Açlığını da tuvaletlerini de bir süre tutabiliyorlar çünkü. Böylece hem size ya da eve gelenlere hem de kendisine zarar veremeyeceği bir yerde kalmış olacaktır. Bizim kedi kolay kolay ağlamaz sızlanmaz bir tip olduğundan hiç sorun yaşamıyoruz, çok şükür uslu. 

4- Ev yemeği mi yer, mama mı? Mamaysa kuru mu yaş mı?
Kedinin huyuna suyuna bağlı olarak ne yiyeceği değişir. Bazıları ne versen yer bazıları ev yemeği yerse mama yemez, mama yerse ev yemeği yemez vs. Kuru ve yaş mama tercihi de buna göre değişir. Bizimki şu an hiç seçmiyor. Ne versen yerim abi diyenlerden. Ben de kuru mama veriyorum ve ara sıra da yoğurt, tavuk, peynir çeşitliyorum kendimce. Biraz daha büyüyünce yaş mama da verebilirim. Sürekli ev yemeği verecek kadar mutfak giriş çıkışı olan biri olmadığımdan hazır mamalar tam benlik :)


14
sağ bacağın duruşuna bakın :(

Bu soruların cevabını internette bulamadığım için yazdım. Onun dışında kendi sağlığınız, ev hayatınız ve yaşam düzeniniz nasıl olacak onunla ilgili eklemek istediğim uyarılar da var.

1- Mantar aşısı veterinerin hazırladığı aşı takviminde olmuyor. Hastalık çıkmadan aşıyı yapmıyorlar. Lakin mantar çok fena bir hastalıkmış, bence siz yine de takvime ekletin. Riske girmeye değmeyecek kadar bela bir hastalık ve insanlara da bulaşangillerden.

2- Sık sık evi süpürmeniz gerek. Hem kedinin hem de kendi sağlığınız için. Her ne kadar sağlıklı olsa da yine de sık sık ellerinizi yıkayın. Kıyafetlerinizi de. Koltukların üzerine örtü örterek kullanın ve onları da sık sık yıkayın. Ortalıktaki tüyleri yapışkan rulolarla toplayın. Üzerinizde kalmasın.

3- Hayvana bağırıp çağırarak onu korkutmayın ya da onunla kavga etmeyin. Agresif ve huysuz bir kedi olmasına neden olabilirsiniz. Herhangi bir şey için ısrarcı olmayın ya da onu zorlamayın, kendinizden soğutabilirsiniz.

4- Kedinin yanında ona vermeden bir şeyler yemeniz mümkün değil. Hemen gelip nane :) olurlar. O yüzden yiyemeyeceği bir şeyse (ki öyle bir şey neredeyse yok :) yanında yemeyin ya da göstermeden yiyin.

5- Kedi ile hayatınıza ilk başladığınızda nasıl davranacağınıza, nelerin yasak nelerin serbest olduğuna ilişkin kararlarınızı önceden belirleyin ve ona göre davranın. Yasaklardan taviz vermeyin, nasıl alıştırırsanız o şekilde devam edecektir. Örneğin mutfak yasaksa yasaktır, hiçbir zaman girmemeli. Kediyi bir şeylere alıştırmak kolay vazgeçirmek zor olur.

6- Kedinizin hareketlerini takip edin. Huylarını öğrenmeye çalışın, vücudunu düzenli kontrol edin. Ters giden herhangi bir şey olup olmadığını mutlaka fark edersiniz. Duruma göre veterinere danışırsınız. 

Şimdilik bu kadar, umarım kedi sahiplenmek isteyenlerin işine yarar.

Bonus : Nane'nin poşetle imtihanı :)



22 Haziran 2015

Vintage duvar panoları [ kadın gücü içerir :) ]


(1) Suave / Homify

Ev dekorasyonunda vintage rüzgarları bütün hızıyla esmeye devam ediyor :))
 Mobilyaların, döşemelerin veya dekoratif aksesuarların yanı sıra duvarlara asılabilecek resim ve panolar da bu rüzgardan fena halde nasibini almış gibi .... 
Vintage sever dekorasyon tutkunları için, ev ve yaşama dair hoş bir platform olan Homify sitesinde bir o kadar vintage bir o kadar da kadın gücü temalı metal duvar panoları buldum, çok beğendim ve paylaşmak istedim.



(2) Suave / Homify

Bazılarının mesajlarına bittim diyebilirim :)
 [here is your dinner assholeee....... :D:D:D]
 [I can't cook, who caressss....... :D:D:D]
di mi ama??? 

Yemek yapmaktan pek hazzetmeyen bu sebeple de hiç mi hiç beceremeyen biri  olarak özellikle mutfak ve yemek temalı olanlar beni çok keyiflendirdi açıkçası. Gerek bir türlü memnun edilemeyen ev ahalisinin gerekse zor beğenen mıymıntı misafirlerin net bir şekilde görebileceği bir yere asmak istiyorum bunları sanırım :))) Zira panoları görür görmez birtakım hain planlar uçuşmaya başladı beynimde .... hin hin hin ... :))))

Mesela yemek masasının tam karşısına asmak nasıl olurdu ??
kıh kıh kıh ....:)



(3) Suave / Homify

Evdeki işlerden biz kadınlar sorumluyuz diye (toplum öyle buyurmuş a dostlar...) mutfakta harikalar yaratmak zorunda da değiliz di mi? Neticede maharet meselesi, becerikli olan var olmayan var. Aynı işi her gün her hafta yapmak ve karşılığında bazı zamanlarda kocaman bir memnuniyetsizlik almak pek de adil olmasa gerek.
Neticede her zaman değilse de bazen yemek pişirmenin amacı sadece "doymak" olabilmeli !! (ahh kahretsin, hep bu Anadolu'nun hamarat fedakar anneleri ! çıtayı çok yükselttiler çok :)))




(4) Suave / Homify


Sadece yemek de değil tabi ... çamaşır, bulaşık, ütü ... bilumum ömür tüketen ev işleri de var.
Üst resimdekini de mesela çamaşır makinasının tam üstüne asmak nasıl olurdu ???

Bu panolar yüksek ihtimal, her işe giriştiğinizde hem yüzünüzde haklı ve gururlu bir gülümseme hem de bu işlere hiç bulaşmayan incileri dökülecek tembel aile bireylerine süper bir ironi yaratır bence...



(5) Suave / Homify


Bir ihtimal evdeki yerimizin ocağın üstü ya da bulaşık eldiveninin içinden ibaret olmadığını herkese hatırlatabiliriz belki, ne dersiniz?? 

Daha fazlasına ulaşmak veya satın almak isteyenler için : " tasarım ve dekorasyon önerileri "

Herkese mutlu dekorasyonlar :)

13 Haziran 2015

Trend : Kalın bantlı sandaletler




Kalın bantlı sandaletler bu sene de çok moda anlaşılan. Bir dönem cidden çok meşhur iken birden bire tek bant sandaletler kezbanlık oluverdi. Hatırlıyorum ben lisedeyken önde tek bant bilekten bağlı düz siyah bir sandaletim vardı ve severek giyerdim sonra ne oldu bilmiyorum, düz bantlı sandaletler itici gelmeye başladı. Yeniden moda olma kısmeti bugünlereymiş meğer :)

Sürekli kendini tekrar etmeyen trendler dileği görsellere geçelim efenim.



Altın modası da aldı başını gitti arkadaş....kolyelerini bileziklerini doldura doldura ortalıkta gezen teyzelere sonradan görme derlerdi bizim oralarda. 



Aksesuarı geçtik, şimdi renk ve desen olarak müdahil olmadığı parça kalmadı maşallah.... Allah önünü açık etsin ne diyelim, yakışıyor da kerata :)


Heeee bu arada kalın bantlı sandaletlerin topuksuz olanları daha trendy ama topukluları da var yani...



Benim aklıma nerden esti derseniz, mango'nun web sitesinde dolanırken mankenlerin ayaklarında gördüm. Beğendiklerimin görselleri aşağıda, linkleri de altında ama satışı yapılan sandallar değil ona göre tıklayın.





sevgiler,
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...