27 Temmuz 2015

Toraki Lambader Sarı Benek


Bir süredir lambaderlerde gözüm vardı, hatta epey önce (ama epey) şuradaki yazımda hoşuma giden tasarımları paylaşmıştım. 

Akşamları evde parıl parıl ışığa dayanamıyorum ben. O yüzden zaten salondaki ışığı kullanmadan koridorun salona yansıttığı loş ışık ile idare ediyorduk. Bir lambader salon için bana yeterli ışığı sağlayacak ve dekoratif olarak da hoş görünecekti. 



İnternette araştırırken bu modeli Decortie Toraki Lambader'i buldum, o kadar beğendim ki zaten hiç düşünmüyor olsam da alırdım sanırım.


(Foto çekmeden önce başlığı düzeltsem iyi olurmuş :) )

Tasarımını çok çok beğendim, normal şartlarda sadece bir aydınlatma aracı olarak düşünülürse pahalı olduğu söylenebilir (195 YTL ). Lakin almasam olmazdı, bildiğin aşık oldum :)

Markanın diğer modelleri de güzel ama bu sandalye tasarımında olanları daha yaratıcı buldum. İnsan biraz düşünüyor tabi, dört bacağın sadece biri üzerinde ağırlık varken bu nasıl böyle yamulmadan durabiliyor diye. İşte lisede TM'ci olanların anlamayacağı konulardan biri daha :) aman neyse, çok da anlamaya kasamayacağım zaten :))) ben de lisede TM'ciydim :)))



Markanın diğer tasarımları da ilginç hatta sitelerindeki hakkında sekmesi sırf eğlenmek için bile okunabilir. Samimi tavırları da müşteriyi etkiliyor olsa gerek. Ben online sipariş ile satın aldım. Diğer satış sitelerinde de ürünleri var ama ben kendi sitelerini tercih ettim.


Sorunsuz ve zamanında ulaştı.  Sadece bacaklardan birinin ucundaki kaplaması montaj sırasında kavladı, çok sağlam yapıştırılmamış sanırım, hırpalanmaya gelemiyor. Oraya buraya taşırken sağa sola çarptıkça da kolayca darbe aldığından kaplama sıyrılabiliyor. 


Bir de lambaderin başlığı göründüğünden daha büyük geldi. O yüzden duvara çok yaklaştıramadım, sarı rengi tercih ettiğim için de kendimi tebrik ettim :) ortamı fena halde şenlendirdi bu renk. Lakin göründüğünden daha fosforlu bir renk çıktı, ilgilenenler için uyarı olsun.
sevgiler, :)

1 Temmuz 2015

Balkonda Buğday Çimlendirmece




Succulent yetiştirenler  sözüm size !!!! :) mis gibi Türk buğdayı yetiştirin meksika kaktüsü ile uğraşacağınıza :)))

ilk on günün sonunda

Şaka bir yana, insan evde şöyle yeşil bir şeyler görmeye hasret kalıyor. Birçoğumuzun çiçek böcek sevdası da zaten hep doğaya hasretten. O zaman evde yeşillik hasretinize bir öneri de benden gelsin.

Geçenlerde (epey oldu aslında) ingrid nilsen 'ın youtube kanalında görünce ben de deneyebilirim dedim.



 Gerçi onunki daha dekoratifti zira üstünden biraz kırdığı boş yumurta kabuklarının içinde upuzun buğdaylar yetiştirdi. İlk denememi ben de balkonum için yapmıştım. Şöyle bir şeydi; 


Bu kez sıradan bir porselen (aslen şekerlik) kabın içerisinde yaptım.


Şimdi bu buğday bildiğimiz normal buğday değil, önce onu belirteyim. Bu buğday hediklik buğday diye satılıyor yani sert buğday. Ben Ulus Halinde açık satılan yerden aldım, alırken de çimlenir mi diye sordum özellikle.


Çorbalara koyduğumuz o buğdaylar çimlenmiyormuş. İç kabuğundan ayrılmış olduklarından onların tohum niteliği yok. Hediklik buğday ise (aşurelik diye de geçiyor)  biraz daha koyu kızıl renkte ve kabuklu. İşte onlar yaklaşık 10 günde çimleniyor.


bir ayın sonunda

Yalnız şöyle bir sorun var, normal çayır çimene kıyasla buğdaylar çok çabuk kuruyor. Ona da çözüm olarak mümkünse gölgelik bir yere koymak ve üstlerden uzadıkça kısaltmak gibi bir yöntem önerebilirim.

Benimkiler henüz kesilecek kadar uzamadı, hatta yeterince sıkı da değiller (siz tohumu bol tutun). Bir kısmı toprağa gömülmediği için henüz çimlenmeyenler de var aralarında. Zaten fazla da uzayamayacaklar çünkü  kedi otu olarak kedimize vermeyi düşünüyorum.
O artık ne yaparsa :)

edit: işte yaptığı :)



Sevgiler...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...